Erdoğan: Ortada sıkıntı yok, kabine değişikliğini sipariş üzerine yapmayız

0
452

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, uluslararası haber ajansı Reuters’in sorularını yanıtladı. Erdoğan, ‘güvenli bölge’nin derinliğinin 20 mil (yaklaşık 32 kilometre) olması teklifinin, ABD Başkanı Donald Trump’tan geldiğini söyledi. Erdoğan, F-35 uçaklarında Türkiye’nin önü tıkanırsa, başlarının çaresine bakacaklarını belirterek, söz konusu uçakların alternatifini Çin’in ürettiğini kaydetti. Erdoğan, ‘kabine değişikliği’ sorusunu da “Ortada herhangi bir sıkıntı yok” şeklinde yanıtladı.
Erdoğan, Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sisteminin en geç 2020 Nisan’a kadar yerlerine monte edilmiş olacağını belirterek, ayrıca ABD’ye haftaya yapacağı gezide ABD Başkanı Donald Trump ile Patriot alma konusunu da görüşeceğini söyledi.

Erdoğan F-35’lerde Türkiye’nin önünün tıkanması halinde alternatiflere bakılacağını belirterek, Rusya’nın da Türkiye’ye SU-35/SU-57 savaş uçakları satmayı teklif ettiğini ifade etti.

Erdoğan, S-400’lerle ilgili adımı bölgedeki barış için atmak zorunda olduklarını belirterek, “Bu bir taarruz değil savunma sistemi. Bizim de böyle bir bu savunma sistemine ihtiyacımız vardı… S-400 sistemi ile ilgili adımı atınca bu bizi biraz rahatlatacak. Neden, çünkü en geç Nisan ayına kadar bunlar yerlerine monte edilmiş olacak ve bunlar monte edildiği anda da bizler savunma sistemleri olarak çok daha huzurlu bir hale gelmiş olacağız” dedi.

Türkiye’nin zaten savunma sanayinde çok önemli adımlar attığını belirten Erdoğan, savunma sanayiinde atılan adımlarla birlikte, ortak savunma sistemlerine de girildiğinde, Türkiye’nin bölgede çok daha güvenli bir güç, ön koruma noktasında tedbirlerini almış bir NATO ülkesi olarak geleceğe bakacağını söyledi.

S-400 sisteminin F-35’lerle çatışan veya çakışan bir yanının söz konusu olmadığını belirten Erdoğan, “Biz para ise paramızı veriyoruz. 1.350 milyar dolar F-35 ile ilgili ödeme yaptık. Biz F-35’lerin aslında ortağıyız, üreticisiyiz. Yani orada bir çok parçayı aynı zamanda biz Türkiye’de üretiyoruz ve bu üretime ortak olmak kaydıyla da biz pazar değil aynı zamanda üretici konumundayız ve 100+15 gibi de bu uçaklardan bizim alım protokolümüz var. Tabi bunlar şu anda sekteye uğradı. Oraya gönderdiğimiz pilotların yetiştirilmesi ile ilgili süreç vardı, o şu anda askıda” dedi.

Erdoğan, Rusya ve İran ile hafta başında Ankara’da yapılacak üçlü zirvede İdlib’de süresiz ateşkes sağlamak, Türkiye’ye muhtemel bir göç dalgasını engellemek ve bölgedeki terör örgütlerini kontrol altına almayı müzakere etmeyi amaçladıklarını söyledi.

Erdoğan bu zirve ve ardından New York’taki görüşmelerinden sonra Ekim başında Almanya, Fransa ve Rusya’nın katılımıyla Suriye’de muhaliflerin sıkıştığı İdlib vilayeti ve mülteci konularının ele alındığı dörtlü zirveyi tekrar düzenleyebileceklerini de belirtti.

Erdoğan, Rusya ve İran ile yapılacak zirve hakkında, “Buradaki bütün beklenti anlık ateşkesler değil. Bir, buradaki göçü sona erdirmek, burası çok önemli. İki, ateşkesi burada temin etmek. Üç, terör örgütlerini ciddi manada kontrol altına almak” diyerek, Türkiye’ye komşu İdlib bölgesinde sınırın bulunduğu kuzey ve kuzeybatıya doğru nüfus hareketi olduğuna dikkat çekti.

Reuters’dan Samia Nakhoul, Orhan Coşkun ve Dominic Evans’ın sorularını yanıtlayan Erdoğan’ın röportajda öne çıkan cümleleri, şöyle:

  • Patriot’larda önümüz tıkandığında çözüm bulduysak, F-35’lerde de önümüz tıkanırsa, başımızın çaresine bakacağız. Bu uçağın alternatifini Çin üretiyor.
  • (‘Güvenli bölge’de) yirmi mil (yaklaşık 30 kilometre) talebi Trump’tan geldi. Bizden gelmedi.
  • Obama bana Münbiç’ten çıkacağız dedi. Antalya’da da (G-7 zirvesi) konuşmuştuk. Ama çıkmadılar. Trump da aynı şeyi söyledi. Çıktılar mı, hayır. O toprakların gerçek sahipleri o topraklara giremiyor.
  • Biz yaklaşık 300 bin Kobanili’yi yediriyoruz içiriyoruz. Nerde Amerika? Mültecilerin içinde Araplar, Kürtler, Ezidiler, Keldaniler var. Bunların hepsine biz bakıyoruz, ayırım yapmıyoruz ama dostlarımızdan bize en ufak bir destek gelmiyor.
  • O bölgede Süryaniler çok ciddi sıkıntı çekiyor. Süryaniler orada PYD/YPG zulmüyle karşı karşıya. Bunların hiç birini anlatamadık. Sınırda terör koridoruna izin vermedik, vermeyeceğiz. Bu konuda atılması gereken adım ne varsa atacağız.
  • (“Suriye’de Esad’ın kazandığını kabul ediyor musunuz” sorusu üzerine) Bizim muhatabımız Suriye değil, Biz Rusya ile yürütüyoruz bir de İran ile… Suriye iç savaşı başladığından bu yana Suriye’nin geleceğinde Suriyelilerin olmasını sağlamaya çalışıyoroz. Rejimin böyle bir derdi yok. Rejim bizim gözlem kuleleri ile uğraşırsa o zaman çok daha farklı bir istikamete gider. Biz Soçi mutabakatı ne ise onu yerine getiriyoruz. Rejim rahat durmuyor ki sivilleri vuruyor. Halep’i ne hale getirdiyse rejim İdlib’de de onu yapıyor. İdlib’in statüsünün korunması için elimizden geleni yapıyoruz. Herkesin o mutabakata bağlı olmasını istiyoruz. Bizim hassasiyetimiz ve önceliklerimiz var. Rejimin sivilleri hedef alması kabul edilemez. Bu saldırılar ülkemize yeni mülteci akınına yol açar ve bunu siyasi çözüm sürecinin iflası olarak görüyoruz. Bu kadar insanı kaldırmamız mümkün değil.
  • (“Bir milyon Suriyeliyi böyle bir yere yerleştirmek ne kadar mümkün” sorusu üzerine) Biz sadece Cerablus’ta 365 bin Suriyeliyi yerleştirdik. Kuzeyin tamamını planladığımız zaman Afrin dahil o bir milyonu buralara alabiliriz. Bu bir planlama meselesidir. Planlamayı yaptığımız anda bunları çözeriz. Arkadaşlarım bunları çalıştı.
  • (Kabine değişikliğiyle ilgili soru üzerine) Ortada herhangi bir sıkıntı yokken kabine konusunu ele almanın anlamı yok. Arkadaşlarımın hepsi ellerinden gelen gayreti gösteriyor. Kabine değişikliği ile alakalı ihtiyacımız olduğu anda bu tür bir şey yaparız, sipariş üzerine böyle bir şey yapmayız.
  • (Başkanlık sistemine eleştirilere yanıt) Bu eleştirileri gündeme getirenler ne siyaset ne devlet yönetimini biliyor. Yargı bağımsızdır. Kararlarını vermekte serbesttir. Yürütme olarak güç, parlamentoda. Yasama olarak yaptıklarını beni yapma yetkim yok. Ama yasama dışında herhangi bir başka yasama organı yoksa o zaman cumhurbaşkanlığı kararnamesi devreye gidiyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi demokratik bir hükümet sistemidir. Dünyada bu konu konuşulmuyor ama Türkiye’de Erdoğan cumhurbaşkanı (olunca) sürekli konuşuluyor. Bu, siyasal istikrardır. Bunu getirebilmek için bu adımları attık. Bazı eksikler için hazırlıklarımızı yaptık, kamuoyu ile paylaşacağız. Güzel bir yere geldik. Cumhurbaşkanlığı sistemini yeni bir döneme hazırlayacağız.

    diken.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.