Vatandaş aş, iktidar fon peşinde

0
86

Tamamlayıcı emeklilik, zorunlu BES ve kıdem tazminatı fonunun kurulması halinde çalışanların maaşı düşecek, işsizler kıdem alamayacak. Ancak devletin elinde işsizlik fonu gibi kullanabileceği devasa kaynak oluşacak.

Reform paketi adı altında açıklanan kıdem tazminatı fonu, tamamlayıcı emeklilik ve daha kapsamlı zorunlu bireysel emeklilik sisteminin (BES) getirilmesi halinde zaten zor geçinen milyonlarca işçi ve memura ek yük bineceği bildirildi. Kıdem tazminatının fona dönüştürülmesi halinde işten atılan işsizler yıllarca tazminatlarını alamayacak. Tamamlayıcı emeklilik ve zorunlu BES kesintilerin artmasına maaşların düşmesine yol açacak.

Kıdem ve emeklilik için vatandaştan toplanan paralarınsa işsizlik sigortası fonunda olduğu gibi Hazine borçlanmaları ve kamu bankalarına gideceğinden endişe ediliyor. Reform paketinin vatandaşı daha da yoksullaştıracağını belirten uzmanlar, elinde özelleştirilecek kurum kalmayan iktidarın 2023 seçimlerinde kullanabileceği büyük bir kaynak yaratmaya çalıştığını söylediler. Ülke gündemine oturan yeni reform çalışmaları işçi ve işveren sendikalarından ekonomi uzmanlarına sokaktaki vatandaştan finans kurumlarına kadar geniş bir kesimde büyük bir belirsizlik ve kaygıya yol açtı. İşte kıdem tazminatı, tamamlayıcı emeklilik, zorunlu BES, verginin tabana yayılması, sosyal güvenlikte aktüeryal dengenin güçlendirilmesi, Kurumlar Vergisinin düşürülmesi ve kamu bankaları için 28 milyar liralık yeni borçlanma yapılması konularında kamuoyunda oluşan kaygılar ve belirsizlikler:

– KIDEM TAZMİNATI: Daha önce onlarca kez gündeme gelen kıdem tazminatı fonunun kurulmasına hem işçi sendikaları hem de işveren sendikaları karşı çıkıyor. Kıdemin fona dönüştürülmesi halinde yönetimin iktidarın eline geçip biriken paranın işçi ve kısmen işverenin yerine tümden iktidar tarafından kullanılmasından endişe ediliyor. Bu konuda en somut örnek olarak ise işsizlerden çok iktidarın ihtiyaçları için kullanılan İşsizlik Sigortası Fonu gösteriliyor. Fonun kurulması halinde bir yıla bir maaş olan kıdem tutarı düşecek, üstelik işten atılan işçilere kıdemleri hemen ödenmeyecek. Fonda biriken paralara en az 10-15 yıl hatta emeklilik dönemine kadar dokunulamayacak. İşveren bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi fondaki paranın örneğin yüzde 10-20’sini kredi olarak kullanamayacak. Biriken paralar Hazine borçlanmaları, bütçe açıkları ve kamu bankalarının kaynak ihtiyaçları için kullanılabilecek.

– TAMAMLAYICI EMEKLİLİK: İkinci emekli maaşı alınabilmesi için kurulacağı söylenen tamamlayıcı emeklilik sistemi için tüm çalışanların maaşından belirli bir oranda prim kesintisi yapılacak. İşveren ve devletten de belki küçük oranlarda prim katkısı sağlanacak. Sistemde biriken paralara emekli oluncaya kadar dokunulamayacak. Bu tarihe kadar tüm paralar yine Hazine borçlanma senetleri ve kamu bankalarında değerlendirilerek iktidar tarafından kullanılabilecek. Çalışanlara emekli olduklarında eğer fonda para kalmışsa maaş bağlanacak.

– ZORUNLU BES: Halen uygulanan zorunlu BES sisteminden bugün itibariyle çıkmak mümkün. Zorunlu BES hesabından bugüne kadar işçilerin yüzde 60’tan fazlasının çıktığı ifade ediliyor. Yeni sistemde BES’ten çıkışa izin verilmeyeceği belirtiliyor. Bu durumda maaşından hem BES hem de tamamlayıcı emeklilik sistemine kesinti yapılan dar gelirlilerin evlerini geçindirmekte daha da zorlanacağından endişe ediliyor.

– VERGİ, KAMU BANKALARI: Reform adı altında sosyal güvenlik sistemindeki aktüeryal dengenin sigortalı kayıtlı işçi sayısı arttırılarak mı, emekliliğin daha da zorlaştırılması yoluyla mı yoksa emekli aylıkları düşürülerek mi yapılacağı bilinmiyor. Dolaylı vergilerin azaltılacağı söylenmesine rağmen doğrudan vergi olan Kurumlar Vergisi’nin düşürülecek olması da çelişki olarak görülüyor. Kamu bankalarına 28 milyar liralık kaynak aktarımı için Hazine’nin yapacağı ilave borçlanmanın da borç yükünün artmasına yol açacağı belirtiliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here