Savaş Çocukları


Bu makale 2017-04-01 15:50:19 eklenmiş ve 282 kez görüntülenmiştir.
Murat YALÇIN

Çocukluğunuza dair hatırladıklarınızı bir düşünün, neler geliyor aklınıza? Annenizden kaçarak koşturduğunuz sokak oyunları mı, yoksa ailenizle gezmeye çıktığınızda size aldıkları o büyük kırmızı elma şekerinin mutluluğu mu? Belki çok da mutlu bir çocukluk geçirmediniz, belki problemler sıkıntılar arasında büyüdünüz ama düşünün; onların ne kocaman elma şekerleri oldu ne de kaçıp oynayabilecekleri sokakları var artık.

Evet, savaş çocuklarından bahsediyorum. O küçük, masum gözleriyle etrafta ne olup bittiğini bile anlayamadan yitip giden minik yüreklerden bahsediyorum. Büyüklerin yarattığı,  zalimce oyunlardan zararlı çıkan hayatı tanıyamadan ölüme giden küçük bedenlerden bahsediyorum.

Bu minik yürekler büyüklerin döndürdüğü dünyada onların acımasızlıklarına kurban gidiyorlar. Peki neden? Savaş ne demek?

Savaşın mantalitesini hayatım boyunca anlayamadım. Sorunlar konuşularak, uzlaşılarak anlaşmalar yapılarak halledilemez miydi? Hepimiz aklı, düşünceleri olan ve bu yönüyle dünyadaki diğerlerinden ayrılan varlıklar değil miydik? Hepimiz ‘insan’ değil miydik? Peki, neden insan olmanın kaldıramayacağı yıkımlar yapıyorduk dünyaya ve birbirimize? İşte bunları hiçbir zaman anlayamadım.
Son günlerde tüm dünyanın gözü önünde yaşanan katliamı ise eminim hiçkimse anlayamadı. Orada biryerlerde küçücük çocuklar öldürülüyordu ve de tüm dünya bunu izliyordu. Evet, işte son günlerde olan gerçekten de buydu. Neden sonra cılız da olsa sesler yükselmeye başladı:’’Neden birisi birşeyler yapmıyor?’’

Terörist eylemler dünyada insan onuruna yapılan en büyük hakaretlerden biri, alçakça sinsice, tamamen sivillere yönelik suçlardır. Kabul edilemezdir, engellenmelidir. Fakat bunu engellemek için yine sivillerin öldürülmesi, anne ve babaların gözlerinin önünde çocuklarının öldürülmesi de kabul edilemezdir. Hele ki geçte olsa ilan edilebilen ateşkesten sonra bile bombalamaların devam ettirilmesi, ya da ben bu şehri bombalayacağım siviller şehirden çıksın diye uyardıktan sonra sivillerin geçtiği yolların bombalanması acımasızlıktır, katliamdır. Bunu hiçbir haklı gerekçeyle savunamazsınız.

Orada bunları yaşayan bir çocuğun anılarının nasıl şekillendiğini bir düşünün, bu çocuk normal hayatına nasıl dönebilir? Gözünün önünde öldürülen arkadaşlarının belkide annesinin hayali peşini bırakır mı? Bunu yapanlara duyacağı öfkeyi düşünün. Geleceğimiz olan çocuklar, içlerinde bu öfkeyle büyüyerek geleceğimizi nasıl şekillendirecekler?
Mutlu bir dünya mutlu çocuklarla şekillenir. Bütün çocuklar mutlu ve özgür bir çocukluğu hakediyorlar. Onlara bunu verebilmekse biz büyüklere düşüyor. Artık kirli oyunların bitip güzel güzelliklerin başlama zamanı. Belki de bu iki dize herşeyi benden daha iyi anlatır.

Çocuklar öldürülmesin,

Şeker de yiyebilsinler….

ALINTI : Hande İçdemir

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
--------------

Nar Haber
© Copyright 2014 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Nehir Tasarım haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Gaziantep uyducu